YAKUP KADRİ ROMANLARI ÜZERİNE
(51. Ölüm Yıldönümünde saygıyla…)
(51. Ölüm Yıldönümünde saygıyla…)
I.BÖLÜM – Çamaşır Makinesinin İçine Saklanan Kadın Çamaşır makinesinin döngüsünü bekledim, belki dönerken benim de içim yıkanır diye. Kurutma değil…
Bilen bilir Doctor Who izlerken her birkaç sezonda bir aha dizi bitecek diye isyan ettiren devrim bölümleri olur. Yine bir…
Aşk kokan İstanbul ile tanışmış mıydınız? Gözleriniz yeşil ve mavinin kavuşmasında şevklenirken, yeşili ışıldatan renk cümbüşü ile ruhunuz hayat doldu mu? Ahh, her nefeste gençleşip kendinizi her saniyede sonsuzluğa teslim ettiniz mi? Aşk kokusu, insanı sonsuzluğa taşıyan umut …
Küçük kız! Korkuyor musun sen yoksa?”
“Yoo, ne korkacağım ki?!”
Bu cılız sesle de kafa tutulmaz ki be küçük kız… Hadi yüzleş artık tüm korkularınla! Seni hapsetmelerine izin verme! Yolda yürü! Yürü! Ticari bekleme yapma!
Yolda korkmadan yürümek isteyen bir kadının günlüğüne ağlayarak yazdığı şeylere devam…
İçindeki sönmek bilmeyen ateşe yıllardır meydan okumuş ama şimdi her şeyi yakmaya yemin etmiş bir kadın… “Kendim” olacağım diye gözü dönmüş… Özgürlüğüne susamış… “Yürek yemiş sanki mübarek” diyeceğiniz kadar cesur olmak isteyen… Bu yolculukta “ateş”ini ne kadar sevdiğini fark eden ama “yakarım Roma’yı da yakarım” gibi iddialı laflardan uzak durmak isteyen… İşte onun günlüğüne ağlayarak yazdığı şeyler…
Sanatın insan ruhuna dokunan gücünü her eserinde hissettiren Rukiye Atıcı, yıllardır sürdürdüğü yaratıcı yolculuğunu şimdi bir workshop ile sanatseverlerle buluşturuyor. Hem kendine özgü tekniği hem de renklerle kurduğu güçlü dil sayesinde dikkat çeken sanatçı, bu atölyeyle bilgilerini paylaşmayı ve katılımcılara kendi iç dünyalarını keşfetme fırsatı sunmayı hedefliyor.
Bu röportajda, hem sanatçının kişisel yolculuğuna hem de düzenleyeceği workshopun detaylarına yakından bakıyoruz.