TIRPAN ROMANININ ÖNEMİ VE GÜNCELLİĞİ

Tırpan, Fakir Baykurt’un değişmez inancının, insanın kendi kurtuluşunun kendi elinde olduğu ve içinde bulunduğu koşulları değiştirme potansiyeline olan güvencini ortaya koyduğu romanlardan biridir.

İNSANIN KURTULUŞU KENDİ ELLERİNDEDİR

Fakir Baykurt ‘Tırpan’da, temel karakter olan Uluguş aracılığıyla düşüncelerini ortaya koyar. 

Parasının gücüyle çocuk yaştaki kızlara göz koyan, para için yaşlı erkeklerle evlendirilen kızların, intihar etmek yerine, mücadele etmelerini, üretici köylünün, malının değerini bilmesi için uğraşmasını, oy vererek, vergi vererek, askerlik yaparak, üreterek, çalışarak yaptıklarının karşılığının alınması gerektiği düşüncesiyle kır emekçilerini birlik olmaya çağırır.

*

Fakir Baykurt’un Uluguş aracılığıyla ortaya koyduğu düşünceler; bugün de arkasında durulacak, örnek alınacak, örnek gösterilecek sözler, düşüncelerdir.

Uluguş, köylülere mücadele ve eylem yollarını söyler:

“İnsan haksız bir iş görür de, susar mı? Susmaz! Eğer susarsa, O insan mıdır? Değildir! Madem öyle, siz de susmayın. Verin el ele çıkarın sesinizi! Çıkarın, bir deneyin bakalım, ne kadar başaracaksınız? İşletin kafanızı! Kafa kafaya verin! Bugün arkadaşınızın başına gelen yarın sizin başınıza gelecek. Bunun kavgasını yapın! Başınıza gelen belayı defedin! Birleşin! Tortop ettiğiniz yumrukları başlarına bir kez vurdunuz mu yılarlar. Temelli yıldıramazsanız bile, gelecek sefer biraz korkak olurlar. Bir kez korkuttunuz mu, yere sermek kolaylaşır.”

“Onlar mı çok, biz mi çoğuz dünyada? Girersek, böyle bir dövüşe girelim! Görelim kim kimi tüketiyor?”

*

‘Tırpan’, Amerikan emperyalizminin, Marshall Yardımı adı altında ülkemize girmesi sonrasında, Amerikan silahı, Coca Colası, Sigarası, Amerikan bezi, konservesi ile ülkemiz kaynaklarını talan etmesi sürecinde, üretici köylünün mallarının yok pahasına elinden alınmasına ışık tutar.

Baştaki Hükümet, zenginlerin iktidarıdır.

 Onlar, vergi demiş almıştır, asker demiş almıştır, oy demiş sandık sandık verilmiştir. Hacılar hocalar onlarla birliktir. Kurullar, üyeler emirlerindedir, kalemler, tüfekler onların dediğini yapmakta, yazmakta ve ateş etmektedir. Halkın sırtına bindikçe binmekte, bunlar da can mı, insan mı dememektedirler, kıtlıklar, kıranlar olmuş, hani bizim yoksullarımız deyip gelmemişlerdir.

Onların iktidarının son bulup emekçilerin iktidara gelmesi gerekmektedir. Bu dünya böyle kalmayacak, değişecektir.

“Ağlama! Kalk işine gücüne sahip ol! Karakolsa ben giderim! Mahpusluksa, ben yatarım! İpse, uzatıverir boynumu, ben asılırım! Kalk işine! Kalk kadınım! Kalkıver…”

*

Tırpan romanının yazılma sürecini  ve sonrasını, romanı anlatmaya çalıştığım yazı dizisini ‘Tırpan’ romanının son cümlesi ile bitirmek isterim:

 “BU DÜNYA KALMAZ BÖYLE!”

Tahir Şilkan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir