Parlayan Yıldız…❤
Güne başlamak demek onun için önce kedileri selamlamak demekti… Hayatında iyi ki dediği ve şükrettiği nimetlerdi kediler. Sahi onlar olmasa…
Güne başlamak demek onun için önce kedileri selamlamak demekti… Hayatında iyi ki dediği ve şükrettiği nimetlerdi kediler. Sahi onlar olmasa…
Bugün kitabın önem ve ehemmiyetine dair size iki olay aktaracağım.Fikrieserlerin toplum ve milletlerin büyüyüp gelişmesinde,ayakta kalma sürecinde nekadar önemli olduğunu…
Bazı odalar bağırmaz. Kapıları sert kapanmaz, duvarları yumruklanmaz. Ama yine de insan orada nefessiz kalır.
Şiddet, zorbalık ve acımasızlık insanın en ilkel yıkıcı güdülerinden biri.
Yemek kokusunu sever misiniz? Ben çok severim. Sadece iştahlı olduğum için değil ama. Damak tadından başkadır hissettirdikleri. Nerede yemek kokusu varsa orada hayat devam ediyor, demektir. Birileri çarşıya pazara gitmiş, canı bir şeyleri çekmiş, taşımış, taşırmış, yemiş yedirmiş, hayata sarılmış demektir. Berekettir, harekettir, huzurdur.
Dijital çağda sosyal medya, bireylerin iletişim kurma, kendini ifade etme ve gündelik yaşamı takip etme biçimlerini köklü biçimde dönüştürdü. Kullanıcılar günün büyük bir bölümünü çevrimiçi geçiriyor; beğeniler, yorumlar ve paylaşımlar aracılığıyla sürekli temas hâlinde olduklarını düşünüyorlar. Ancak bu yoğun etkileşim, paradoksal bir biçimde, giderek daha fazla kişide yalnızlık duygusunu tetikliyor. Sosyal medya, bireyleri birbirine somut olmayan, sanal bir biçimde yaklaştırırken, ilişkisel derinliği azaltarak yeni bir “yalnızlık” biçimi üretiyor ki buna “Dijital Yalnızlık” da diyebiliriz.
“Saruman ancak büyük güç kullanarak kötülüğü dizginleyebileceğimizi düşünüyor. Ben öyle olmadığını öğrendim. Esas sıradan halkın her gün yaptığı ufak şeylerin kötülüğü dizginlediğini öğrendim. Basit nezaket ve sevgi gösterileri gibi… ”
“The Hobbit…Gandalf”
Tüm uyumluların içinde uyumsuz olmak! Eminim gökyüzündeki yıldızlar bana sırıtıyordur. Sokaktan kediler geçiyor, insanlar geçiyor, kuşlar uçuyor; egzoz dumanlarını sanki…
Hayatın zorluklar içeren bir yokuş olduğu ve çaba sayesinde başarının ortaya çıktığı ifade ediliyor. Buna dair sadece Türkiye’de yüzlerce kitap…
Ne güzel olurdu, değil mi? Bir sihirli lamba belirse… İçinden cin çıkmazsa sevinirim ama, biraz tedirgin ediyor o beni, teşekkürler.
Falcı Alaaddin Abi ve onun sihirli kartları ile yaptığım fantastik yolculuk için lütfen koltuklarınızı yatay konuma getiriniz.
“Sihirli lamba” artık kendim olayım isteyen bir kadının günlüğüne ağlayarak yazdığı şeylere devam…