Samsun Kitap Kulübü|Samsun Okurlar Topluluğu: Bir Oda, Bir Masa, Birkaç Kitap

1. Samsun Kitap Kulübü’nü kurma fikri nasıl ortaya çıktı?

Bazı insanlar bir meslek edinir, bazılarıysa kendilerine ait bir dünya kurmaya çalışır. Benim derdim hiçbir zaman yalnızca kitap okumak değildi. İnsanların hayatın onlara biçtiği kimliklerin dışına çıkabilecekleri küçük bir alan açmak istedim. Çünkü insan bazen ekmeğini kazandığı yerde değil, ruhunu beslediği yerde yaşamaya başlıyor.

2. Memuriyetle sanat arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz?

Aslında denge kurduğumu düşünmüyorum. İnsan tek bir hayat yaşar ve o hayatın içinde farklı tarafları vardır. Gündüz resmi evraklarla uğraşıp akşam bir tuvalin karşısına geçmek bana çelişki gibi gelmiyor. Çelişki, insanın içinde taşıdığı sesi tamamen susturmasıdır.

3. Çocukluktan beri sanatla iç içe olmanız bugün yaptığınız çalışmaları nasıl etkiliyor?

Çocukken insanın elinde çok şey olmaz ama hayal gücü sınırsızdır. Büyüdükçe imkânlarımız artıyor gibi görünür ama bazen cesaretimiz azalıyor. Sanat benim için çocuklukta kaybetmemeye çalıştığım o cesaretin izini sürmek demek.

4. İlk buluşmaya gelirken ne hissediyordunuz?

Açıkçası elimde kesin bir plan yoktu. Nerede olacağımızı bile tam bilmiyordum. Ama bazen insan bir şeyi mükemmel şartlarda değil, inanarak başlatıyor. O gün anladım ki insanlar kusursuz organizasyonlardan çok samimi niyetlere güveniyor.

5. Kulübün kısa sürede büyümesini neye bağlıyorsunuz?

Bence insanlar kitap aramıyordu; ait hissedecekleri bir masa arıyordu. Günümüzde herkes birbirine çok yakın ama birbirinin hayatına çok uzak. Bir araya gelen insanların ortak noktası yalnızca bir kitap değil, aynı soruların etrafında dolaşmaları oldu.

6. Kitap seçerken nelere dikkat ediyorsunuz?

Popüler olanı değil, insanın zihninde uzun süre kalan kitapları seçmeye çalışıyorum. Bazı kitaplar okunur ve biter; bazılarıysa insanın içine yerleşir. Ben ikinci türün peşindeyim. Çünkü iyi edebiyat cevap vermekten çok soru bırakır.

7. Yazarları davet etme fikri nasıl doğdu?

Bir kitabın kapağını görmekle onu yazan insanın gözlerine bakmak arasında büyük fark var. Okurla yazarın aynı masada oturmasının edebiyatı daha canlı, daha gerçek bir şeye dönüştürdüğüne inanıyorum.

8. Sosyal sorumluluk projelerini kulübe dahil etmek istemenizin sebebi neydi?

Kitaplar insana vicdan kazandırmıyorsa yalnızca bilgi yüklüyordur. Bu kadar insan aynı masa etrafında toplanıyorsa bunun yalnızca konuşmakla sınırlı kalmasını istemedim. Küçük de olsa bir iyiliğin parçası olmak, okuduklarımızı hayata çevirmek gibi geliyor bana.

9. Sizin için kitap kulübü neyi temsil ediyor?

Bir organizasyondan çok bir ihtimali temsil ediyor. İnsanların kendilerini yeniden kurabileceklerine dair bir ihtimali. Çünkü bazen insanı değiştiren şey büyük olaylar değil, doğru zamanda kurulan küçük masalardır.

10. Katılımcılarda sizi en çok etkileyen şey ne oluyor?

Gönüllülükleri. Kimse mecbur olduğu için gelmiyor. Herkes yoğun hayatının içinden zaman ayırıyor. Bu bana hâlâ çok kıymetli geliyor. Çünkü insan ancak sevdiği şey için fedakârlık yapar.

11. Türkiye turu, workshoplar ve sergiler size ne öğretti?

İnsanların hikâyeleri birbirinden çok farklı görünse de özünde benzer yaralar taşıdığını gördüm. Bir şehir değişiyor, sokak değişiyor, yüzler değişiyor ama insanın anlaşılma ihtiyacı değişmiyor.

12. Sanat sizin için ne ifade ediyor?

Sanat benim için güzellik üretmekten önce hakikati aramak demek. İnsan bazen bir tabloya, bir şiire ya da bir romana bakıp yıllardır söyleyemediği şeyi fark ediyor. İşte o an sanat amacına ulaşmış oluyor.

13. Gelecekte kitap kulübüyle ilgili en büyük hayaliniz nedir?

Daha büyük olmak değil, daha derin olmak. Sayılar elbette önemli ama ben insanların yıllar sonra bile bir kitap, bir sohbet ya da bir dostluk sayesinde hayatlarının yönünün değiştiğini hatırlamalarını isterim.

14. Kendini gerçekleştirmek isteyen insanlara ne söylemek istersiniz?

Kimse hazır hissettiği gün başlamıyor. Çoğumuz korkarak başlıyoruz. Ama insan bazen yola çıktıktan sonra kim olduğunu öğreniyor. Beklemek güven verir, hareket etmek ise hayat verir.

15. Bu yolculuğun sonunda geriye dönüp baktığınızda ne görmek istiyorsunuz?

Çok büyük işler başarmış biri olarak anılmak istemiyorum. Birkaç insanın hayatında küçük de olsa bir kapı aralayabilmişsem bu bana yeter. Çünkü insan dünyayı değiştirmiyor belki ama bir insanın dünyasına dokunabiliyor; bazen en büyük değişim de tam olarak burada başlıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir