Beni Bu Güzel Havalar Mahvetti
Sade ve kısa bir bilinç akışı denemesi
Sade ve kısa bir bilinç akışı denemesi
İnsan, çoğu zaman kendi varlığının merkezine bir türlü inemeyen bir yolcudur.
Yaşar, koşar, biriktirir; ama neyin peşinde olduğunu sandığını bilir de
aslında ne istemesi gerektiğini anlamak için geçirdiği yılları,
kendi varlığını ortaya çıkaracak o derin soruyu hep erteleyerek tüketir:
“Ben kimim?”
Şimdiler;Her anı yitik anlamlar…Beyaza sarılı minik bedenlerHer yerlerinden kan damlar.Bir yangın varYetişin! Dört bir yanı sarar,Bu hal baştan sona zarar.Sessizlik…
Küçük kız! Korkuyor musun sen yoksa?”
“Yoo, ne korkacağım ki?!”
Bu cılız sesle de kafa tutulmaz ki be küçük kız… Hadi yüzleş artık tüm korkularınla! Seni hapsetmelerine izin verme! Yolda yürü! Yürü! Ticari bekleme yapma!
Yolda korkmadan yürümek isteyen bir kadının günlüğüne ağlayarak yazdığı şeylere devam…
İçindeki sönmek bilmeyen ateşe yıllardır meydan okumuş ama şimdi her şeyi yakmaya yemin etmiş bir kadın… “Kendim” olacağım diye gözü dönmüş… Özgürlüğüne susamış… “Yürek yemiş sanki mübarek” diyeceğiniz kadar cesur olmak isteyen… Bu yolculukta “ateş”ini ne kadar sevdiğini fark eden ama “yakarım Roma’yı da yakarım” gibi iddialı laflardan uzak durmak isteyen… İşte onun günlüğüne ağlayarak yazdığı şeyler…
Öfkeli bir adam gibi sokakta yürüyordu. Öfkeli bir adam gibiydi ama öfkeli değildi. Düşünüyordu, kaybettiği eşyasını nereye koyduğunu düşünüyordu. Onu…